DoujinStars
Sevan Nişanyan

Sevan Nişanyan

patreon


Sevan Nişanyan posts

Kelimebaz 53 - Pastırma

22 Aralık 2008

Basmak fiili Türkçede mevcut ve canlıyken bunun türevinin ses değişimine uğraması bilinen tüm dilbilim yasalarına aykırı dü­şer. Pasma yok, paskı yok, pasın yok, pastırma niye olsun? Üs­telik pastırma yapımında bastırma işlemi yer almaz; et ...

View Post

Kelimebaz 52 - Düven

21 Aralık 2008

Düven yahut düğen Anadolu’da öküzün arkasına bağlanıp buğ­day başaklarının üstünde gezdirilen, çakmak taşlarıyla bezeli ale­tin adı. Türkçe dövmek/döğmek fiiliyle ilişkisi basit görünüyor. Zaten son zamanlarda döven yazımı...

View Post

Kelimebaz 51 - Ortodoks

20 Aralık 2008

Kılık değiştirerek kozadan çıkan böcekler gibi geleneksel Türk faşizminin has numunesine dönüşen başbakan hazretleri,* “Ak­damar Adası’ndaki Ermeni-Ortodoks kilisesini tamir ettik” buyurmuş. Biri keşki söylese, Akdamar diye bir yer yok, Erme...

View Post

Kelimebaz 50 - Bikini

19 Aralık 2008

“İki” anlamına gelen bi- önekiyle Batı dillerinde yapılan tonla bileşik kelime var. Bisiklet (iki tekerçe), biseksüel (iki cinstenci), bikarbonat (iki karbonat moleküllü kimyasal bileşik), big...

View Post

Kelimebaz 49 - Saat

18 Aralık 2008

Arapça sâˁat sözcüğünün esas anlamı “en, genişlik, bolluk”. ˁKö­kü wsˁ (vav-sin-ayın),* uzamak, genleşmek, yer kaplamak gibi anlamları içeriyor; İngilizcesi to extend. Arapça gramerde biraz ilerlemiş olanlar bilir, ilk harf olan va...

View Post

Kelimebaz 48 - Yalancı

17 Aralık 2008

Suriye halk dilinde Türkçeden alınma bir sürü kelime var. Lo­kanta menülerinin değişmez kalemi yalanci onlardan biri. Bil­diğimiz zeytinyağlı yaprak sarma. Türkçe olduğunu bilen var, bilmeyen var. Ama Türkçe sözcüğün “yalan söyleyen...

View Post

Kelimebaz 47 - Leblebi

16 Aralık 2008

Sami dillerinde “kalp” anlamına gelen kelimeler lb veya lbb kö­künden yapılmış. Asurice lubbu, İbranice lêb, Aramice lebıbâ kalp. Arapçada tam eşdeğer bir kelime yok ama labb fiili “an­lamak, hissederek bilmek...

View Post

Kelimebaz 46 - Paşa

14 Aralık 2008

Paşa sözcüğünün etimolojisi 100 seneden beri çok tartışılmış bir konu. Eskiden padişah sözcüğünden kısaltma yoluyla türediği görüşü popülerdi. Ancak bu görüşün bilimsel temeli çok güçlü değil. Baş ağa > başa > paşa görü...

View Post

Kelimebaz 45 - Ege

13 Aralık 2008

Ege Denizi 1930’lara dek Türkçede duyulmuş bir ad değil. “Ada­lar Denizi” anlamına gelen Cezair Denizi adı bazen kullanılmış ama olay daha çok Akdeniz’in bir parçası olarak algılanmış. Yani “Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz’dir” deyip İz...

View Post

Kelimebaz 44 - Zengin, Fakir

12 Aralık 2008

Efendim Türkçe fakir bir dildir. Ne münasebet, en zengin dildir, Sümerler de Türk’tür. Al sana, vatan haini! Kahrol, faşist!

Sevgili okurlarım, bunların hepsi cahil muhabbetidir. Üniversi­tede beş kuruşluk dilbilim gören herkes bilir. KONUŞMA ...

View Post

Kelimebaz 43 - Çarşı

11 Aralık 2008

Farsça çahar-sû yani “dört-kenar, quadratus”, Yunanca agorá (“açık yer”) sözcüğüyle aynı kavramı ifade eder. Şehir merkezin­de büyük dikdörtgen kamu alanı, en eski İran kentlerinin belir­gin bir özelliği; Persepolis...

View Post

Kelimebaz 42 - Cambaz

10 Aralık 2008

Hayatta çözüme kavuşmayacak tartışmalardan biri, can-baz mı, cam-baz mı? İkisi lehine de söylenecek şeyler var. Belki ikisi ayrı kelimeydi, zamanla birleştiler. Ya da aslı cam-baz’dı da halk kul­lanımında “canıyla oynayan” anlamı ağır bas...

View Post

Kelimebaz 41 - Karanlık

9 Aralık 2008

Karanlık’taki -n- nedir diye sormuş bir okurum. Cevap muhte­melen dönüşlülük eki: dilenmek, kuşanmak, usanmak, tüken­mek’teki -n- gibi.

Sözcüğün esas eski biçimi, “gice karangı bolmış” cümlesindeki gibi karangı. 15. yüzyı...

View Post

Kelimebaz 40 - Angut

8 Aralık 2008

Angut kuşu veya diğer adıyla kızıl ördek, sarsak ve uyuşuk bir kuşmuş. Özellikle kolay avlanmasıyla ünlü. Angut Ortaasya Türkçesinde bir kuş adı olarak 11. yüzyıldan beri kaydedilmiş. En erken 1882 tarihli Lugat-i Garibe isimli argo sözl...

View Post

Kelimebaz 39 - Asimile

7 Aralık 2008

Asimilasyon aslında kötü bir şey değil. Latince similis benzer, ad-similare benzeşmek veya benzeştirmek. Yerel ve aşiretsel olanı aşıp daha genel hatta evrensel bir kültür potasında harman olmak bana pren­sip olarak yanlış gelmiyor....

View Post

Kelimebaz 38 - Kaşar

6 Aralık 2008

Kaşar peynirinin kökeni hakkında sağlam bilgi yok, birkaç rakip ri­vayet var. Bir kere kaşar ile İtalyanca caciocavallo, bizde özellikle Ru­meli’nde kaşkaval diye bilinen peynir aynı şey. İsmin kaynağı bu ola­bilir mi? Zan...

View Post

Kelimebaz 37 - Kutsal

5 Aralık 2008

Kut Eski Türkçe, “bereket, kıvanç” demek. Aslı kıwut, kıvanç, kıvanmak sözcükleri ile aynı kökten. Kutlu ve kutlamak biçimle­rinde Türkçede bugüne dek doğal yaşamını sürdürmüş.

Kutsal uydurmaca bir kelime; 1930’larda icat edildi....

View Post

Kelimebaz 36 - Halletmek

4 Aralık 2008

Arapça uzun a ile hâl (durum) başka, kısa a ve çift le ile hall (çözüm) başka kelime. İkincisinin bir sürü türevi bulunuyor. Tahlil kolay, çözümleme diye Öztürkçeleştirildi. Helal de aslın­da “çözük” demek. Kanunen bağl...

View Post

Kelimebaz 35 - Alevi

3 Aralık 2008

Alevi’nin alevle filan alakası yok. “Ali’ye mensup, Ali’ci” demek. Mevla’dan Mevlevi, Zühre’den zührevi gibi, Arapça. Eski yazıda elifle değil ayınla yazılır. Peygamberin vefatını izleyen günlerden beri İslam dünyasında Aliciler ve anti-A...

View Post

Kelimebaz 34 - Lara

2 Aralık 2008

Lara, bir, Antalya yakınında bir plaj adı. Bu adın kaynağını ve etimolojisini bilmiyorum; bilen olduğunu da sanmıyorum. İki, Rusça yaygın bir kadın adı olan Larissa’nın kısaltması. Dr. Jivago romanının kahramanının adı olduğu için 1960’lar...

View Post

Kelimebaz 33 - Patates

1 Aralık 2008

Patatesin adı başka, bitkinin kendisi başka. İsmin aslı patata, Amerika yerli dillerinin birinden geliyor. Amerikalıların yam veya sweet potato adını verdiği, kabak tatlısına benzer tadı olan, kırmızı-turuncu renkli başka bir yumrulu bitkinin adı. K...

View Post

Kelimebaz 32 - Kakofoni

30 Kasım 2008

Ikınarak yapılan malum işin Antik Yunancası kakká, Fransızcası caca, ki o da öyle okunuyor, Farsçası kak, Ermenicesi aynen kak, Eski Mo­ğolcası kag. Uygarlıklararası skatoloji alışverişi mi? Yok, bebek di...

View Post

Kelimebaz 31 - Yemin

29 Kasım 2008

Arapça yamîn “sağ”, daha doğrusu “sağ el”. Sağ elin uğurlu sol elin uğursuz olduğuna dair inanış, en eski zamandan beri tüm insan topluluklarında var. Ortadoğu’nun Sami toplumlarında da sağ avucunu gösterme jesti kadim zamanlardan ...

View Post

Kelimebaz 30 - Corç

28 Kasım 2008

Türk milletinin yüzde sekseninin her akşam oturma odasına gi­ren bir isim artık Türkçe sayılmaz mı? Hele “Hey Corç versene borç” gibi atasözleri ve deyimlerimiz varken?

Adın aslı Yunanca Geôrgios, “toprak işleyen” yani “çift...

View Post

Kelimebaz 29 - Feminizm

(Yayımlanmadı)

Latince fêmina kadın ya da genel olarak dişi. Fransızca femme (kadın) oradan gelmiş. Féminin (telaffuzu ‘feminen’) “kadınsı” ya da “dişil” demek. “Kadınların toplumsal alanda erkeklerle eşit haklara sahip olmas...

View Post

Kelimebaz 28 - Tereyağı

27 Kasım 2008

Farsça tere “1) taze, yaş; 2) maydanoz, tereotu, ıspanak, roka, ke­reviz yaprağı gibi çiğ yenen her türlü sebze”. Türkçede en geç14. yüzyıldan itibaren aynı anlamda kullanılmış. Esasen İngilizce herb / Fransızca herbe ile aynı anlamda. Su te...

View Post

Kelimebaz 27 - Karaköy

26 Kasım 2008

Demiray Oral’ın yeğeni yanılıyor, Karaköy, Siyahköy demek değil. Asıl adı Karayköy imiş. Fatih Sultan Mehmet devrinde Kırım’dan getirilen Karayları, eski adı Galata olan semtin bir köşesine iskan etmişler.* Aynı Kırım seferi esnasında Cenevi...

View Post

Kelimebaz 26 - Fırkateyn

25 Kasım 2008

Fırkateyn tipi gemiler Osmanlı donanmasında ilk 1774’te kay­dedilmiş, 1770’ler ve 1780’ler boyunca yoğun olarak inşa edil­miş. Sözcük önceleri fırkatûn, daha sonra fırkatîn/fırkateyn ola­rak geçiyor. İtalyanca fregatone’den alıntı.

View Post

Kelimebaz 25 - Eldiven

24 Kasım 2008

Falsche Trennung (false division) her dilde rastlanan bir dil fe­nomeni. Çoğu zaman eğlenceli sonuçları var. Mesela Eski İngi­lizcede ikename “ikinci isim, lakap, unvan” demek. (Baştaki ike Almanca auch karşılığı, ilave demek.) “Bir lakap” anlam...

View Post

Kelimebaz 24 - Terör

23 Kasım 2008

Fransızca sözcük terreur, “şiddetli korku” demek. Siyasi anlamda ilk kez 1793’te tedavüle girdi. Fransız İhtilali’nden sonra iktidara gelen Robespierre ve takımı, devrim düşmanlarına karşı terör politikası uyguladılar. Her gün yüzlerce “r...

View Post